dissentient

listen to the pronunciation of dissentient
English - Turkish
{i} ayrılık
{i} muhalif
{i} karşıt görüşlülük
{s} muhalif olan
{s} karşıt görüşlü
disagree
ihtilafa düşmek
disagree
aynı düşüncede olmamak
disagree
doğru bulmamak
disagree
(Bilgisayar) karşı

Sana karşı oldukça dürüst olmak gerekirse, o açıklamaya katılmıyorum. - To be quite honest with you, I disagree with that statement.

Sen katılmayabilirsin ve beni sorgulamaya cesaret edebilirsin ama hatırla, duygu karşılıklıdır. - You may disagree with and venture to question me, but remember, the feeling's mutual.

disagree
çelişmek
disagree
yaramamak
disagree
uyuşama
disagree
(with ile) aynı düşüncede olmamak
disagree
uygun düşmemek
disagree
{f} uyuşmamak, uymamak, çelişmek: The reports disagree on the cause of the accident. Raporlar kazanın nedeni konusunda çelişiyor
disagree
{f} anlaşamamak
disagree
{f} karşıt görüşte olmak
disagree
(fiil) aynı fikirde olmamak, karşıt görüşte olmak, uyuşmamak, uymamak, anlaşamamak; bozuşmak; dokunmak
disagree
tartışmak
disagree
{f} bozuşmak
disagree
münakaşa etmek
disagree
with ile bünyesine uygun gelmemek
disagree
{f} uymamak
disagree
atışmak
English - English
dissentient
Favorites