dissentient

listen to the pronunciation of dissentient
İngilizce - Türkçe
{i} ayrılık
{i} muhalif
{i} karşıt görüşlülük
{s} muhalif olan
{s} karşıt görüşlü
disagree
çelişmek
disagree
(Bilgisayar) karşı

Sana karşı oldukça dürüst olmak gerekirse, o açıklamaya katılmıyorum. - To be quite honest with you, I disagree with that statement.

John Rutledge şiddetle karşı çıktı. - John Rutledge disagreed strongly.

disagree
doğru bulmamak
disagree
ihtilafa düşmek
disagree
aynı düşüncede olmamak
disagree
uyuşama
disagree
yaramamak
disagree
(with ile) aynı düşüncede olmamak
disagree
{f} uyuşmamak, uymamak, çelişmek: The reports disagree on the cause of the accident. Raporlar kazanın nedeni konusunda çelişiyor
disagree
uygun düşmemek
disagree
{f} karşıt görüşte olmak
disagree
(fiil) aynı fikirde olmamak, karşıt görüşte olmak, uyuşmamak, uymamak, anlaşamamak; bozuşmak; dokunmak
disagree
tartışmak
disagree
{f} bozuşmak
disagree
münakaşa etmek
disagree
with ile bünyesine uygun gelmemek
disagree
{f} uymamak
disagree
atışmak
disagree
{f} anlaşamamak
İngilizce - İngilizce
dissentient

    Heceleme

    dis·sen·tient

    Telaffuz

    Etimoloji

    [ di-'sen(t)-sh(E-)&nt ] (adjective.) 1651. Latin dissentient-, dissentiens, present participle of dissentire.

    Günün kelimesi

    picaresque