dindar

listen to the pronunciation of dindar
Turkish - English
devout

Tom was extremely devout. - Tom son derece dindardı.

Tom and Mary are devout Catholics. - Tom ve Mary dindar Katoliktirler.

religious

Tom doesn't appear to be very religious. - Tom çok dindar gibi gözükmüyor.

The Inca were religious people. - İnkalar dindar insanlardı.

pious

Tom had a pious reputation. - Tom dindar bir üne sahipti.

faithful
god-fearing
religious, devout, pious
religious, godly, devout, pious, faithful, god-fearing
godfearing
devotional
devotee
prayerful
godly
religionist
dindar bir şekilde
piously
dindar bir şekilde
devoutly
dindar bir şekilde
godly
dindar olmayan
nonreligious
dindar, sofu
pious, devout
dindar geçinen
tartuffe
dindar geçinen
tartufe
dindar kişi
religious person
dindar olmak
be devout
dindar olmak
be religious
sahte dindar
goody
Turkish - Turkish
Din inancı güçlü, din kurallarına bağlı (kimse), mütedeyyin
mütedeyyin
DİNDAR
(Osmanlı Dönemi) f. Dinî kaidelere hakkıyla riayet eden, dininin emirlerini yerine getiren, mütedeyyin
dindar
Favorites