detachment

listen to the pronunciation of detachment
English - Turkish
(Askeri) MÜFREZE: Diğer birliklerden veya birliklerin kısımlarından teşkil edilmiş, geçici mahiyette kara veya deniz birliği
{i} ayırma
(Pisikoloji, Ruhbilim) kopma
çıkma
(Tıp) detaşman
yansızlık
(Askeri) müfrez birlik
dekolman
müfreze
ayrılma

Dünyadan ayrılma acı çekmeyi gerçekten engelliyor mu? - Does detachment from the world really prevent suffering?

çıkarma
müfreze/ayrılma/ayırma
{i} kıta
(Tıp) Ayrılma, bir oluşumun oturduğu veya yapıştığı yüzeyden ayrılması
{i} tarafsızlık
(Askeri) Müfreze, emre verilmiş birlik
{i} ayırma, çıkarma, sökme
{i} ask. müfreze, müfrez birlik
{i} önyargısız olma
objektiflik
detachment fault
(Jeoloji) sökülme fayı
detachment fault
(Jeoloji) detaşman fay
detachment fault
(Jeoloji) ayırma fayı
detachment left in contact
(Askeri) temasta bırakılan müfreze
detachment of soil
(Tarım) agregat parçalanması
detachment; detainee
(Askeri) müfreze; alıkonulan, tutsak
detach
ayırmak
advanced detachment
(Askeri) keşif ucu
detach
(Bilgisayar) bağlantıyı kes
detach
(Bilgisayar) ayrıl

Dünyadan ayrılma acı çekmeyi gerçekten engelliyor mu? - Does detachment from the world really prevent suffering?

headquarters detachment
(Askeri) karargah müfrezesi
detach
ayır

Ben onları ayırmadım. - I didn't detach them.

retinal detachment
retina dekolmanı
guerilla detachment
gerilla müfrezesi
retinal detachment
retina dekolmani
Air Force special operations detachment
(Askeri) Hava Kuvvetleri özel harekat müfrezesi
Fleet Numerical Meteorological and Oceanographic Detachment
(Askeri) Donanma Sayısal Meteorolojik Ve Oşinografik Müfrezesi
Law Enforcement Detachment (USCG)
(Askeri) Güvenlik Harekat Müfrezesi (ABD Sahil Güvenlik (USCG) )
advanced detachment
(Askeri) KEŞİF UCU: Emniyet ucundan daha ileride giden ve öncüden çıkarılan keşif ve emniyet ucu
air defense artillery operations detachment
(Askeri) HAVA SAVUNMA TOPÇUSU HAREKAT MÜFREZESİ: Kara Ordusu Hava Savunma Komuta yerini çalıştırmak üzere kurulmuş bir Kara Ordusu hava savunma topçu birliği
antiaircraft artillery operations detachment
(Askeri) HAVA SAVUNMA TOPÇUSU HAREKAT MÜFREZESİ: Bir hava savunma harekat merkezini tesis ve idare eden, subay ve erlerden oluşan bir teşkil
battlefield coordination detachment
(Askeri) muharebe sahası koordinasyon müfrezesi
casual detachment
(Askeri) SEVKE TABİ PERSONEL MÜFREZESİ: Kendi birliklerinden ayrılmış veya tayin emri bekleyen subay ve erlerden mürekkep askeri birlik
casual detachment
(Askeri) sevke tabi personel müfrezesi
communication supplementary detachment
(Askeri) YARDIMCI MUHABERE MÜFREZESİ
covering detachment
(Askeri) örtme müfrezesi
covering detachment
(Askeri) ÖRTME MÜFREZESİ: Bknz. "covering Force
criminal investigation detachment
(Askeri) CEZA İŞLERİ SORUŞTURMA BİRLİĞİ: İyi yetişmiş ve güvenilir ceza işleri tahkik memurlarından oluşan inzibat birliği. Bu birlik, genellikle bir komutanlığa atanır veya bir inzibat teşkilatının emrine verilir. Buna "military police investigation detachment" da denir
detach
{f} özel görevlendirmek
detach
detachable çıkarılabilir
detach
ayrılık
detach
{f} çıkmak
detach
müfreze
detach
{f} sökmek
detach
{f} ayırmak, çıkarmak, sökmek
detach
(Askeri) AYIRMAK: Bir teşkilata ait personel veya birlikleri başka bir birlikte özel surette görevlendirmek için o teşkilattan almak
detach
aynlma
detach
{f} çözmek
detach
yerinden sökülebilir detachment ayırma
detach
dalgınlık
detach
{f} kopmak
detach
tarafsızlık
detach
çıkarma
field training detachment
(Askeri) Sahra eğitim müfrezesi
field training detachment
(Askeri) SAHRA EĞİTİM MÜFREZESİ (HV.): Bir hava filosuna veya teknik okula ait olup Hava Nakliyat Komutanlığı tarafından kontrol ve devamlı olarak, bir Hava Kuvvetleri faaliyet üssüne tahsis edilen bir müfreze. Birlik, bir müfreze komutanı ve tahsis garnizonunda mevcut sistemleri desteklemek için gerekli, mahallinde teknik uzmanlık eğitimi gösterecek kabiliyette, teknik bakımdan ehil öğretmenlerden oluşur
headquarters and headquarters detachment
(Askeri) karargah ve karargah müfrezesi
headquarters detachment
(Askeri) KARARGAH MÜFREZESİ: Bir tabur veya daha büyük bir birliğin idari ve vazifelere ayrılmış karargah personeli. Bu anlamda karargah müfrezesi, daha az personelden meydana gelmiş olması bakımından, karargah bölüğünden farklıdır
heliborne detachment
(Askeri) Helikopter indirme birliği
human intelligence support detachment
(Askeri) beşeri istihbarat destek müfrezesi
maintenance detachment
(Askeri) BAKIM MÜFREZESİ: Bir birlik veya taktik komutanlığa ait malzeme ve teçhizatı muayene etmek, hizmete hazırlamak ve onarımını yapmak üzere teşkil ve teçhiz edilmiş bir müfreze
maintenance detachment
(Askeri) Bakım birliği
medical detachment
(Askeri) SIHHİYE MÜFREZESİ: Askeri bir teşkilat veya garnizona bağlı ordu teşkilatı mensuplarından bir grup
medical detachment
(Askeri) sıhhiye müfrezesi
mobile obstacle detachment
(Askeri) çevik engel müfrezesi
mobile training detachment
(Askeri) SEYYAR EĞİTİM MÜFREZESİ: Taktik hava komutanlığı kontrolündeki bir sahra eğitim filosu veya teknik okula mensup seyyar bir müfreze. Birlik; bir müfreze komutanı ve tahsis yerinde bulunan özel bir sistemin desteklenmesi için gerekli mahallerde teknik ihtisas eğitimi gösterecek teknik nitelikte öğretmenlerden ibarettir
mobile training detachment
(Askeri) seyyar eğitim müfrezesi
motorized detachment
(Askeri) motorlu müfreze
motorized detachment
(Askeri) MOTORİZE MÜFREZE, MOTORLU MÜFREZE: Keşif veya diğer özel vazifeler için motorlu araç kullanan ufak taktik grup
motorized detachment
(Askeri) motorize müfreze
operational detachment; other detainee
(Askeri) harekat müfrezesi; diğer tutsaklar
pathfinder detachment
(Askeri) HAVA KILAVUZ MÜFREZESİ: Kara ordusunun hava kılavuz müfrezesi. Bak. "pathfinders" ve "unit pathfinders"
port of embarkation casual detachment
(Askeri) DENİZAŞIRI SEVKİYAT PERAKENDELERİ: Dahil edildikleri denizaşırı sevkiyatla gidemeyerek bir bindirme limanına teslim edilen ve daha sonraki sevkiyatla gönderilmek üzere burada tutulan askeri personel. Bak. "port pool"
postal regulating detachment
(Askeri) POSTA DÜZENLEME MÜFREZESİ: Bölge komutanlığı veya denizaşırı komutanlık ihtiyaçlarına göre tesis edilen ve faaliyette tutulan bir kadro teşkili. Bu müfrezenin vazifesi; hizmet gördüğü bölge dahilindeki kara ordusu postaneleri arasında ve kara ordusu postaneleri ile, bunlarla posta muamelesi gören üs postaneleri arasında posta sevk ve dağıtım hizmeti görmektedir
postal regulating detachment
(Askeri) posta düzenleme müfrezesi
security detachment
(Askeri) EMNİYET MÜFREZESİ: Bir komutanlığı baskına, düşman müdahale ve yer gözetlemesine karşı koruyan ve örten birlik. Emniyet müfrezesi; yaptığı vazifeye göre, öncü, artçı, yancı, muharebe keşif kolu, örtme müfrezesi, gözcü veya ileri karakolunu ve mevzii emniyet tertibatını içine alır
security detachment
(Askeri) Emniyet için özel ayrılmış kuvvet
small detachment ration
(Askeri) KÜÇÜK MÜFREZE RASYONU: Ambalajlı olarak hazırlanmış, sıcak ve soğuk yenilebilen yiyecek. Bu tip rasyondan maksat, muharebede mutfak tesisleri bulunmadığı zaman, kıtalara yiyecek teminidir. Bak. "ration"
English - English
The action of detaching; separation
The unit so dispatched
The separation of a military unit from the main body for particular purpose or a special mission
Indifference to the concerns of others; aloofness
Absence of bias; impartiality; objectivity
A permanent unit organized for special duties
The state of being detached or disconnected; insulation
Any smaller portion of a main body separately employed
{n} a party sent off
the state of being isolated or detached; "the insulation of England was preserved by the English Channel"
Portion of troops from the main body on special service
When a territory leaves a city or district
The situation in which both blades break contact
the act of releasing from an attachment or connection a small unit of troops of special composition
{i} separation; disinterest, aloofness; lack of bias; division of soldiers who have been sent on a mission
A particular state of isolation in which man is separated or detached from his accustomed behavioral environment by inordinate physical and psychological distances This condition may compromise his performance
A method of parrying crisply, leaving the blade immediately it has met it
viveka (q v )
A detachment is a group of soldiers who are sent away from the main group to do a special job
the act of releasing from an attachment or connection
coming apart
a behavior pattern characterized by general aloofness in interpersonal contact
One of three distinct processes involved in erosion This process involves the disengagement of a particle from its surroundings
The act of detaching or separating, or the state of being detached
when both blades break contact
A group of Land Force units not collocated with the base that supports them
That which is detached; especially, a body of troops or part of a fleet sent from the main body on special service
The removal of transportable fragments of soil material from a soil mass by an eroding agent, usually falling raindrops, running water, or wind; through detachment, soil particles or aggregates are made ready for transport
Discovering that no situation is really hopeless, and that it is possible to find contentment, and even happiness, whether the addict/alcoholic is still using or not [What you need ]
avoiding emotional involvement
Abstraction from worldly objects; renunciation
Definition: The act or process of disconnecting In relation to alcoholism, it is the process that allows family and friends to separate themselves from the adverse effects that another person's alcoholism can have upon their lives
Detachment is the feeling that you have of not being personally involved in something or of having no emotional interest in it. a doctor's professional detachment
a small unit of troops of special composition
The exclusion of territory from a city or district
Preservation of one's critical "outside" position, despite any desirable identification with the object of study Hamerton, when asked what moral virtue was most essential to the intellectual life, replied "I think there cannot be a doubt that the most essential virtue is disinterestedness " That answer may seem strange But it is in this context that the Rankean virtues in the study of the past (objectivity, directness, understanding of people, courage, and honesty) are most fully realized To understand the passions of the past, it is just as well not to be caught up in them, or to fan them into further heat with the passions of one's own time One can learn much about birds without growing feathers
Transfer of biofilm particulate constituents (cells, polymers, precipitates) from the biofilm to the fluid bathing the biofilm
det
detach
{v} to separate, divide, fend off a pty
detach
to take apart from; to take off
detach
To separate for a special object or use; - - used especially in military language; as, to detach a ship from a fleet, or a company from a regiment
detach
cause to become detached or separated; take off; "detach the skin from the chicken before you eat it"
detach
If you detach yourself from something, you become less involved in it or less concerned about it than you used to be. It helps them detach themselves from their problems and become more objective
detach
military use: separate (a small unit) from a larger, especially for a special assignment; "detach a regiment
detach
military use: separate (a small unit) from a larger, especially for a special assignment; "detach a regiment"
detach
To push asunder; to come off or separate from anything; to disengage
detach
{f} remove, separate, disconnect; send away on a mission (Military)
detach
cause to become detached or separated; take off; "detach the skin from the chicken before you eat it" come to be detached; "His retina detached and he had to be rushed into surgery" military use: separate (a small unit) from a larger, especially for a special assignment; "detach a regiment
detach
To part; to separate or disunite; to disengage; the opposite of attach; as, to detach the coats of a bulbous root from each other; to detach a man from a leader or from a party
detach
come to be detached; "His retina detached and he had to be rushed into surgery"
detach
If you detach one thing from another that it is fixed to, you remove it. If one thing detaches from another, it becomes separated from it. Detach the white part of the application form and keep it It is easy to detach the currants from the stems There was an accident when the towrope detached from the car
detachments
plural of detachment
retinal detachment
visual impairment resulting from the retina becoming separated from the choroid in the back of the eye; treated by photocoagulation
Turkish - English
tarafsızlık
detachment
Favorites