confused; embarrassed

listen to the pronunciation of confused; embarrassed
English - Turkish

Definition of confused; embarrassed in English Turkish dictionary

nonplussed
apışıp kalmak
nonplussed
ne yapacağını şaşırmış
nonplussed
eli ayağına dolaşmış
nonplussed
şaşkın

Tom şaşkın görünüyor. - Tom looks nonplussed.

O şaşkına dönmüş görünüyordu. - He looked nonplussed.

nonplussed
şaşkın, ne yapacağını şaşırmış, eli ayağına dolaşmış
English - English
{s} nonplussed
confused; embarrassed
Favorites