Sophie had been looking forward to getting another letter from the unknown sender.
- Sophie bilinmeyen bir gönderenden gelen bir başka mektup almak için can atıyordu.
The famous author created another best-selling book.
- Ünlü yazar bir başka en çok satan kitabı oluşturdu.
In other words, you should doubt common sense.
- Başka bir deyişle, sağduyudan şüphe etmelisin.
In other words, be very careful.
- Başka bir deyişle çok dikkatli ol.
Please show me another one.
- Lütfen bana başka bir tane daha gösterin.
I'd like to exchange this book for another one.
- Bu kitabı başka bir tanesiyle değiştirmek istiyorum.
Tom can't afford to eat at that kind of restaurant so let's go somewhere else.
- Tom o tür bir restoranda yemek yemeği göze alamaz bu yüzden başka bir yere gidelim.
We have to go somewhere else.
- Başka bir yere gitmemiz gerekiyor.