birşey

listen to the pronunciation of birşey
Turkish - English
something

I have to help Tom do something tomorrow morning. - Yarın sabah Tom'un birşeyler yapmasına yardım etmeliyim.

Tom never opens his mouth without complaining about something. - Tom asla ağzını birşeyi şikayet etmeden açmaz.

birşey değil
You are welcome
bir şey
anything

Let me know if you are in need of anything. - Eğer bir şeye ihtiyacın olursa haberim olsun.

Is there anything to drink in the refrigerator? - Buzdolabında içilebilecek herhangi bir şey var mı?

bir şey
something

I brought you a little something. - Sana küçük bir şey getirdim.

I want something sweet. - Tatlı bir şey istiyorum.

Meramın elinden birşey kurtulamaz
(Atasözü) Where there's life, there is hope
başka birşey
anything else
bir şey
a thing
farkeden birşey yok
nothing makes anything different
bir şey
a) something b) anything
bir şey
somewhat
bir şey
ring

Does this ring a bell? - Bu bir şey çağrıştırıyor mu?

Does that ring a bell? - Bu size bir şeyler hatırlatıyor mu?

birşey
Favorites