O, babasının rahatsızlığı ile ilgili endişe duymaktadır.
- He is concerned about his father's illness.
Ben onunla ilgili değilim.
- I'm not concerned with that.
Yapacak çok işim olduğu zaman gergin ve heyecanlı hissediyorum.
- I feel tense and agitated when I have too much work to do.
Tom çok heyecanlı bir durumdaydı.
- Tom was in a very agitated state.
Sen tedirgin oluyorsun.
- You're becoming agitated.
Tom son derece tedirgin.
- Tom is extremely agitated.
Tom giderek ajite oldu.
- Tom became increasingly agitated.
İnsanlar ırksal sorunlar hakkında kaygılılar.
- People are concerned about racial problems.
Ekim ayında çok kaygılıydım.
- I was very concerned in October.
Çok fazla panik olmayın.
- Don't be too alarmed.
Biz oldukça panik haldeydik.
- We were quite alarmed.
Tom kesinlikle paniğe kapılmış görünmüyordu.
- Tom certainly didn't sound alarmed.
Biz hepimiz biraz paniğe kapılmıştık.
- We were all a little alarmed.