beunruhigt

listen to the pronunciation of beunruhigt
Deutsch - Türkisch
(Gramer) (über etw. + A) bir şeyden endişeli olmak
Englisch - Türkisch

Definition von beunruhigt im Englisch Türkisch wörterbuch

concerned
{s} ilgili

O, babasının rahatsızlığı ile ilgili endişe duymaktadır. - He is concerned about his father's illness.

Ben onunla ilgili değilim. - I am not concerned with it.

concerned
merak etmek
agitated
çalkalanmış
agitated
telaşlandır
agitated
heyecanlı

Tom biraz heyecanlı görünüyor. - Tom is looking a bit agitated.

Tom çok heyecanlı bir durumdaydı. - Tom was in a very agitated state.

agitated
{s} tedirgin

Tom son derece tedirgin. - Tom is extremely agitated.

Sen tedirgin oluyorsun. - You're becoming agitated.

agitated
ajite

Tom giderek ajite oldu. - Tom became increasingly agitated.

concerned
kaygılı

Ekim ayında çok kaygılıydım. - I was very concerned in October.

Herkes kaygılı ve endişeli. - Everyone is concerned and worried.

agitated
{s} ruhb. ajite
alarmed
alarma geçirdi
agitated
alt üst olmuş
agitated
(Tıp) Rahatsız, huzursuz, helecanlı, taşkın
alarmed
panik

Çok fazla panik olmayın. - Don't be too alarmed.

Biz oldukça panik haldeydik. - We were quite alarmed.

alarmed
alarma geçir
alarmed
paniğe kapılmış

O, patlamayla paniğe kapılmıştı. - He was alarmed by the explosion.

Tom kesinlikle paniğe kapılmış görünmüyordu. - Tom certainly didn't sound alarmed.

concerned
{s} endişeli, düşünceli
concerned
(sıfat) ilgilenen, ilgili, meşgul, kaygılı, endişeli
concerned
{s} meşgul