Kendimi ihanete uğramış hissediyorum ama yine de onu seviyorum.
- I feel betrayed, but I still like her.
Fadıl ihanete uğramış gibi hissetti.
- Fadil felt like he was betrayed.
Kandırılmış hissetmiyorum.
- I don't feel cheated.
Aldatılmış olduğunu düşünüyorum.
- I think you've been cheated.
O, ince yontulmuş özelliklere sahip bir kızdı.
- She was a girl with finely chiseled features.
Tom Mary'nin güvenine ihanet etti.
- Tom betrayed Mary's trust.
Onun güvenine ihanet etti.
- She betrayed his trust.
O, ince yontulmuş özelliklere sahip bir kızdı.
- She was a girl with finely chiseled features.