bestattete

listen to the pronunciation of bestattete
English - Turkish

Definition of bestattete in English Turkish dictionary

buried
{s} gömülü

Gömülü hazineyi arıyorduk. - We were looking for buried treasure.

O mezarda kimin gömülü olduğunu merak ediyorum. - I wonder who's buried in that tomb.

buried
gömülmüş

Akrotiri, volkanik kül altına gömülmüş bir Bronz çağı yerleşimidir. - Akrotiri is a Bronze age settlement that was buried under volcanic ash.

Sami çok tenha bir yere gömülmüştü. - Sami was buried in a very secluded place.

buried
gömülmek

Ben öldüğüm zaman buraya gömülmek istiyorum. - When I die, I want to be buried here.

Öldüğümde onun yanına gömülmek istiyorum. - When I die, I want to be buried next to her.

buried
gömük
buried
yatmak
entombed
gömülmüş
buried
göm

Buraya altın barlarını kim gömdü. - Who buried the gold bars here?

Uzun lafın kısası savaş baltasını gömdük. - To make a long story short, we buried the hatchet.

intered
gömüldü
buried
gömmek
buried
{s} örtülü
German - English
entombed
consigned to the grave
laid to rest
ensepulchred
buried
intered
sepulchred
inhumed
inearthed