Sunumumu hazırlamak zorundayım.
- I have to prepare my presentation.
Soruları önceden hazırlamak senin yararına olur.
- It would be to your advantage to prepare questions in advance.
Bu sınava hazırlanmak en az 10 saatimi alacaktır.
- It will take me no less than 10 hours to prepare for the exam.
Konuşmaya hazırlanmak için çok az zamanım vardı.
- I had little time to prepare the speech.
Konuşmasını çok dikkatlice hazırladı.
- He prepared his speech very carefully.
Soruları önceden hazırlamak senin yararına olur.
- It would be to your advantage to prepare questions in advance.
Onun için hazırlık yapmak zorundayız.
- We have to prepare for that.
Hazırlık yapmak için biraz daha zamana ihtiyacım var.
- I need a little more time to prepare.
Hazırlık yapmak için biraz daha zamana ihtiyacım var.
- I need a little more time to prepare.
Bunu yapmak için hazır değilim.
- I'm not prepared to do this.
Then the witch placed her cauldron on the fire, to prepare the magic draught.
- Dann stellte die Hexe ihren Kessel auf das Feuer, um den Zaubertrunk zu bereiten.
Please prepare for the trip.
- Bitte bereiten Sie sich auf die Reise vor.