But probably I'll be the last, which is a pity.
- Fakat büyük olasılıkla sonuncu olacağım, bu acınacak bir durum.
He will probably fail.
- O büyük olasılıkla başarısız olacak.
It will most likely rain today.
- Büyük olasılıkla bugün yağmur yağacak.
Tom will most likely buy the red car.
- Tom büyük olasılıkla kırmızı arabayı satın alacak.
He's very likely to come.
- O, büyük olasılıkla gelecektir.
Taro is very likely to pass the university entrance examination.
- Taro büyük olasılıkla üniversite giriş sınavını geçecek.