Tom is probably lost.
- Tom büyük olasılıkla kayboldu.
But probably I'll be the last, which is a pity.
- Fakat büyük olasılıkla sonuncu olacağım, bu acınacak bir durum.
It will most likely rain today.
- Büyük olasılıkla bugün yağmur yağacak.
Nowadays, if a boy doesn't lose his virginity by the age of 18, he'll most likely be traumatised.
- Günümüzde bir oğlan 18 yaşına kadar bekaretini kaybetmezse, o büyük olasılıkla travmalı olacaktır.
You're very likely wrong about that.
- O konuda büyük olasılıkla yanılıyorsun.
It's very likely that he'll be chosen.
- O, büyük olasılıkla seçilecek.