Balıklar bugün ısırmıyorlar.
- The fish aren't biting today.
Bu Tom'un yakaladığı balıklardan biri.
- This is one of the fish that Tom caught.
Hoverkraftım yılanbalığı dolu.
- My hovercraft is full of eels.
Bu kulübün bir üyesi kalmak istiyorsanız balık tutmak ya da yem kesmek zorundasınız.
- If you want to stay a member of this club, you have to fish or cut bait.
Burada balık tutmak yasaktır.
- Fishing is prohibited here.
Tom'un yapmak istediği tek şey balık avlamaktır.
- Fishing is the only thing Tom wants to do.
Benimle balık avlamaya gel.
- Come fishing with me.
Dünyanın en yaşlı yılan balığı Åle yakın zamanda öldü. Yaklaşık olarak 150 yaşındaydı.
- Åle, the world's oldest eel, just died. He was approximately 150 years old.
Tom bir yılan balığı gibi kaygan.
- Tom is slippery as an eel.