a slaughterhouse

listen to the pronunciation of a slaughterhouse
English - Turkish

Definition of a slaughterhouse in English Turkish dictionary

slaughterhouse
toplu katliam
shambles
mezbaha
shambles
kanara
shambles
darmadağın yer
slaughterhouse
kesimevi
shambles
Mezbaha, Savaş alanı, darmadağınık yer
shambles
salhane
shambles
{i} hengâme
shambles
{i} hercümerç, karışıklık
shambles
{i} savaş alanı
shambles
{i} darmadağın bir yer, karmakarışık bir yer; yıkıntı
shambles
karmakarışık

Sarhoş turistler, ziyaretlerinden sonra otel odasını karmakarışık bir şekilde terk etti. - The drunk tourists left the hotel room in shambles after their visit.

shambles
paytak paytak yürü
shambles
{i} karmakarışık yer
shambles
{i} kasap tezgâhı
shambles
{i} yıkıntı
shambles
karışık ve harapin a shambles altüst
shambles
{i} rezalet
shambles
savaş alan
slaughterhouse
{i} kıyım
slaughterhouse
{i} mezbaha

Sami'nin dairesi bir mezbaha gibi görünüyordu. - Sami's apartment looked like a slaughterhouse.

Tom'un mobil mezbahası yerel yetkililer tarafından hızla kapatıldı. - Tom's mobile slaughterhouse was quickly shut down by the local authorities.

slaughterhouse
{i} kesimhane
slaughterhouse
kasaphane
slaughterhouse
kanara
slaughterhouse
salhane
a slaughterhouse

    Hyphenation

    a slaugh·ter·house

    Turkish pronunciation

    ı slôtırhaus

    Pronunciation

    /ə ˈslôtərˌhous/ /ə ˈslɔːtɜrˌhaʊs/
Favorites