a man or boy; usually unpleasant and rude

listen to the pronunciation of a man or boy; usually unpleasant and rude
English - Turkish

Definition of a man or boy; usually unpleasant and rude in English Turkish dictionary

prick
{i} k.dili. pis herif
prick
batırmak
prick
toprağa dikmek
prick
dalamak
prick
hafifçe delmek
prick
{f} hafifçe del
prick
hıyar
prick
sokma
prick
batmak
prick
delik
prick
diken

Özgür irade sorunu din için bir dikenli bir bilmece. - The question of free will is a prickly conundrum to religion.

Emilien kızarmış dikenli incir yemek istiyor. - Emilien wants to eat fried prickly pears.

prick
yarak
prick
sivri uçlu alet
prick
{i} iğne

Ahh! kendime iğne batırdım! - Ouch! I've pricked myself!

Nakış yaparken kendini bir iğne ile deldi. - She pricked herself with a needle while embroidering.

prick
sokmak
prick
{i} delinme
prick
{f} iğne batırmak
prick
{f} 1. sivri bir
prick
{i} delik (sivri uçla)
English - English
prick
a man or boy; usually unpleasant and rude
Favorites