a foretaste, prevention

listen to the pronunciation of a foretaste, prevention
English - Turkish

Definition of a foretaste, prevention in English Turkish dictionary

anticipation
{i} sezme
anticipation
öngörü
anticipation
-den önce davranma
anticipation
umma

Umma musibetten her zaman daha kötüdür. - The anticipation is always worse than the calamity.

anticipation
önceden sezme
anticipation
bekleme

Bekleme her zaman felaketten daha kötüdür. - The anticipation is always worse than the calamity.

anticipation
tahmin

Ben tahmin etmeye katlanamam. - I can't stand the anticipation.

anticipation
evvelden yaşama
anticipation
{i} k.dili. dört gözle
anticipation
(Mukavele) tahmin, beklenti, sezinleme
anticipation
{i} önceden yapma
anticipation
bekleyiş
anticipation
{i} (bir şeyin olabileceğini) önceden tahmin etme
anticipation
güvenle bekleme önceden yapma
anticipation
{i} tahmin etme

Ben tahmin etmeye katlanamam. - I can't stand the anticipation.

anticipation
{i} önceden tahmin edip ona göre davranma; -den önce davranma
English - English
{n} anticipation
a foretaste, prevention
Favorites