a boaster; one swelled with a false opinion of his own value or importance

listen to the pronunciation of a boaster; one swelled with a false opinion of his own value or importance
English - Turkish

Definition of a boaster; one swelled with a false opinion of his own value or importance in English Turkish dictionary

huff
{f} kızmak
huff
kabadayılık etmek
huff
bir kimseye kızmak
huff
dargınlık
huff
{f} kabadayılık et
huff
{i} öfke
huff
huysuzluk
huff
{f} gücenmek
huff
{i} kızgınlık, öfke: She left the room in a huff. Hışımla odayı terketti
huff
{i} keyifsizlik
huff
{f} küstürmek
huff
dama oyununda atlama fırsatını kaybettiğinden hasmının taşını yutmak
huff
(fiil) küsmek, gücenmek, kızmak, küstürmek, gücendirmek, kızdırmak, dayılanmak, burnundan solumak
huff
{f} gücendirmek
huff
{f} burnundan solumak
huff
{i} küsme
huff
{i} gücenme
huff
huffish öfkel
huff
bir kimseye öfkelenmek
English - English
huff
a boaster; one swelled with a false opinion of his own value or importance

    Hyphenation

    a boaster; one swelled with a false o·pin·ion of his own val·ue or im·por·tance

    Pronunciation

Favorites