Wife and I are invited to the opening - Hanım ve ben açılışa davetliyiz.
Karısıyla İnternet üzerinden tanıştı.
- He met his wife online.
Lütfen karına selam söyle.
- Please say hello to your wife.
She's my wife - O benim eşim.
Eşimin adı Lidia Zarębowa.
- My wife's name is Lidia Zarębowa.
İyi bir kız çocuğu, iyi bir eş yapacaktır.
- A good daughter will make a good wife.
Orbay Hatun Samsun sâhiline çıktı ve oradan Amasya'ya varıp Toruntay'ın zevcesi Gürcü hatunda misafir kaldı - Orbay Hatun landed to shore of Samsun and from there she was guest of Toruntay's wife Gürcü Hatun in Amasya.
She's my wife. O benim karım.
Hiç hak etmediği, harika bir kadın olan karısından bıkmıştı.
- He was bored with his wife, an excellent woman he didn't deserve.
O, karısını terk etti ve yarı yaşında bir kadınla aşk hayatı yaşıyor.
- He left his wife and shacked up with a woman half her age.
Niçin boşandıkları hakkında Tom'un eski eşiyle konuştum.
- I talked to Tom's ex-wife about why they got divorced.
Tom hâlâ eski eşine aşık.
- Tom is still in love with his ex-wife.
Karımı seçerken büyük bir hata yaptım.
- I made a big mistake when choosing my wife.
Karım kollarını bağladığında ve ayağını yere vurduğunda, onun kızgın olduğunu biliyorum.
- When my wife crosses her arms and taps her foot I know she's angry.
Last night ye haggled and argle-bargled like an apple-wife; and then passed me your word, and gave me your hand to back it; and ye ken very well what was the upshot.
A new wife for the gander is introduced into the pen.
... my wife, she was eight months pregnant and she was worried ...
... wife and your children are in the highlights. ...