şöyle

listen to the pronunciation of şöyle
Turkish - English
so
such as
in this way, like this, like that, thus; this kind of, that kind of, such
such; this kind of; that kind of; of this sort; of that sort
thus, thusly; in this way; in that way; like this; like that; in the following way
as such
that kind of
thus and so
this kind of
like that
şöyle böyle
so so
şöyle dursun
let alone

He can't even read, let alone write. - Yazmak şöyle dursun, okuyamaz bile.

I can't read French, let alone speak it. - Konuşmak şöyle dursun, Fransızca okuyamıyorum.

şöyle ki
namely
şöyle buyurun lütfen
please
şöyle böyle
in a fashion
şöyle böyle
not too bad
şöyle böyle
tolerable
şöyle böyle
no great shakes
şöyle böyle
mediocre
şöyle böyle
patchy
şöyle böyle
rightness
şöyle böyle geçinmek
manage
Şöyle buyurun lütfen
Kindly step this way, please
şöyle bir
carelessly, haphazardly; aimlessly; desultorily
şöyle bir bakmak
skim over
şöyle bir bakmak
1. to give (someone, something) a quick, superficial glance. 2. to look daggers at (someone)
şöyle bir görünmek
(deyim) show the flag
şöyle bir göz atma
once over
şöyle bir turlamak
go for a spin
şöyle böyle
a) fair, mediocre, tolerable, indifferent b) so so, after a fashion
şöyle böyle
all right
şöyle böyle
indifferent
şöyle böyle
1. so-so, fair to middling. 2. approximately, roughly
şöyle böyle
middling
şöyle dursun let alone ..., never
mind about ...: Fransızca şöyle dursun, Türkçeyi bile doğru dürüst konuşamıyor . Never mind about French, he can't even speak Turkish properly
şöyle ki
1. such that, in such a manner that. 2. lt's as follows
şöyle ki
a) in such a way that b) as follows
şöyle ya da böyle
one way or the other
şöyle ya da böyle
by hook or by crook
hah şöyle
very good!
şöyle ki
in such a way that
şöyle ki
so much so that
şöyle böyle
fair
şöyle böyle
after a fashion
şöyle böyle
bumpy
şöyle böyle
so-so
bunu yapmak şöyle dursun
far from doing this
etrafı şöyle bir düzeltmek
give something the once-over
ha şöyle!
(Konuşma Dili) That's better!/That's right!
hah şöyle!
(Konuşma Dili) That's better!/That's right!
mesele şöyle
the point is that
şöyle böyle
soso
Turkish - Turkish
Şu yolda, şu biçimde, aşağı yukarı
Şunun gibi, şuna benzer
Şunun gibi, şuna benzer: "O zamanlar, şöyle öğleye doğru otele bir başvurup çamaşır değiştireceği varsa değiştiriyor."- E. E. Talu. Şu yolda, şu biçimde, aşağı yukarı: "Kendisi lisedeki ilk zamanlarını şöyle anlatmıştı."- F. R. Atay
şöyle bir
Gelişigüzel, üzerinde durmayarak, üstünkörü
şöyle bir
Kısaca, kısa süreli, hemencik
şöyle böyle
Aşağı yukarı, hemen hemen, yaklaşık olarak
şöyle böyle
Ne iyi ne kötü, orta derecede, âdeta
şöyle
Favorites