elden çıkarma

listen to the pronunciation of elden çıkarma
Türkçe - İngilizce
disposing
disposing of
(Ticaret) divestiture
sellout
close out
disposition
disposal
elden çıkarma bedeli
(Ticaret) disposal consideration
elden çıkarma kazancı
(Ticaret) gain on disposal
elden çıkarma değeri
(Ticaret) break-up value
elden çıkarma değeri
(Ticaret) disposal value
elden çıkarma işi teklifi
(Ticaret) divesting business offer
elden çıkarma maliyeti
(Ticaret) break-up value
elden çıkarma maliyetleri
(Ticaret) costs of disposal
elden çıkarmak
dispose of

He wants to dispose of his land. - O, arazisini elden çıkarmak istiyor.

He wants to dispose of his books. - O kitaplarını elden çıkarmak istiyor.

elden çıkarmak
dispose

He wants to dispose of his books. - O kitaplarını elden çıkarmak istiyor.

He wants to dispose of his land. - O, arazisini elden çıkarmak istiyor.

elden çıkarmak
throw away
elden çıkarmak
get rid of
elden çıkarmak
sell something off
elden çıkarmak
{f} unload
elden çıkarmak
part with

Are you sure you want to part with that? - Bunu elden çıkarmak istediğinden emin misin?

She had to part with her fur coat. - O kürk ceketini elden çıkarmak zorundaydı.

elden çıkarmak
push off
elden çıkarmak
{f} part

Are you sure you want to part with that? - Bunu elden çıkarmak istediğinden emin misin?

She had to part with her fur coat. - O kürk ceketini elden çıkarmak zorundaydı.

elden çıkarmak
sell out
elden çıkarmak
{f} remainder
elden çıkarmak
close out
elden çıkarmak
sell off
elden çıkarmak
to sell sth off, to dispose of
elden çıkarmak
(Hukuk) to dispose of the production
mekanize çıkarma aracı; malzemenin tedarikten elden çıkışa kadar yönetimi
(Askeri) landing craft, mechanized; life-cycle management
elden çıkarma