derleme

listen to the pronunciation of derleme
Türkçe - İngilizce
compilation

He devoted his whole life to compilation of the dictionary. - O bütün hayatını sözlük derlemeye adadı.

collecting
editting
miscellanea
(Dilbilim) collation
(Kimya) compile

We should compile a list of everybody who would be willing to help. - Yardım etmeye istekli olacak herkesin bir listesini derlemeliyiz.

(Bilgisayar) build
collection

She published two collections of short stories. - O iki tane kısa öykü derlemesi yayınladı.

eclectic
collected work
garland
digest
collecting, compilation, miscellany; collected, selected
potpourri
collected works
collected, selected
miscellany
anthology. D
composition
olio
gleanings
(Arılık) review
compiling
compile time
variorum
clean up
derlemek
compile
derleme eser
compilation
derleme eşlemi
(Sinema) legal deposit
derleme geçişi
(Bilgisayar) compiler pass
derleme hataları
(Bilgisayar) compile errors
derleme hatası
(Bilgisayar) compile error
derleme yapan kimse
collection agent
derleme Müdürlüğü
office receiving repository copies of all books printed
derleme kuvveti
(Askeri) extraction force
derleme numarası
(Bilgisayar) build no
derleme programı
(Bilgisayar) compiling program
derleme süresi
compilation time
derleme yordamı
compiling routine
derlemek
collect
derlemek
patch up
derlemek
codify
derlemek
compile to
derlemek
edit
derle
compile

We should compile a list of everybody who would be willing to help. - Yardım etmeye istekli olacak herkesin bir listesini derlemeliyiz.

He compiled a Japanese folklore anthology for use in schools. - O, okullarda kullanım için bir Japon folklor antolojisi derledi.

derle
compiled

He compiled a Japanese folklore anthology for use in schools. - O, okullarda kullanım için bir Japon folklor antolojisi derledi.

The data hasn't been compiled yet. - Veri henüz derlenmiş değil.

derlemeler
compiles
derle
compiling

I'm having some problems compiling this software. - Bu yazılımı derlerken bazı sorunlarla karşılaşıyorum.

derlemek
to collect, to compile
derlemek
to gather together, collect. derleyip toparlamak to clean up, put (a place) in order
derlemek
gather together
derlemek
glean
derlemeler
colleetanea
program derleme
program compilation
derleme