ziyaret etmek

listen to the pronunciation of ziyaret etmek
Türkisch - Englisch
visit

He availed himself of the 'off-and-on' holidays to visit his native country. - Doğduğu ülkeyi ziyaret etmek için ara sıra tatillerden faydalandı.

I want to visit Korea. - Kore'yi ziyaret etmek istiyorum.

call on

First of all, I have to call on Jim. - Her şeyden önce, Jim'i ziyaret etmek zorundayım.

I would like to call on you one of these days. - Bir gün seni ziyaret etmek istiyorum.

come round
call upon
stop by
drop in
1. to visit (someone); to call on (someone). 2. to visit (a place). 3. to make a pilgrimage to (a sacred place)
pay a call
drop in on
pay a visit to
call

We must avoid calling on others without an appointment. - Biz, randevusuz başkalarını ziyaret etmekten kaçınmalıyız.

I would like to call on you one of these days. - Bir gün seni ziyaret etmek istiyorum.

visit, call on, pay a visit to
wait on
haunt
to visit, to pay a visit, to pop in, to stop by, to stop round
come over

Do you want to come over and watch a movie or something? - Ziyaret etmek ve bir film izlemek ya da başka bir şey ister misin?

Is that why you want to come over? - O yüzden mi ziyaret etmek istiyorsun?

make a visit
look up
wait upon
pay a visit
come by
call at
drop over
birisine uğramak, birisini ziyaret etmek
(Hukuk) call upon
ziyaret etme
call

We must avoid calling on others without an appointment. - Biz, randevusuz başkalarını ziyaret etmekten kaçınmalıyız.

First of all, I have to call on Jim. - Her şeyden önce, Jim'i ziyaret etmek zorundayım.

ziyaret et
pay a visit

I must pay a visit to the doctor. - Ben doktoru ziyaret etmeliyim.

I must pay a visit to the doctor tomorrow. - Yarın doktoru ziyaret etmeliyim.

ziyaret et
{f} visit

The last time I went to China, I visited Shanghai. - Çin'e gittiğim en son zaman, Şangay'ı ziyaret ettim.

The President of France visited Okinawa. - Fransa Başkanı, Okinawa'yı ziyaret etti.

ziyaret et
{f} visiting

I lost no time in visiting my aunt in the hospital yesterday. - Ben, dün hiç zaman kaybetmeden teyzemi hastanede ziyaret ettim.

The new museum is worth visiting. - Yeni müze ziyaret etmeye değer.

ziyaret etme
visitation
ziyaret etme
visit
ilginç yerleri ziyaret etmek
see the sights
ilginç yerleri ziyaret etmek
do the sights
sıkça ziyaret etmek
habituate
tekrar ziyaret etmek
revisit
Türkisch - Türkisch
Birini veya bir yeri görmeye gitmek
(Osmanlı Dönemi) MEYD
görmek
(Osmanlı Dönemi) ZEVR
(Osmanlı Dönemi) ZEVRE
(Osmanlı Dönemi) TATAVVÜF
Ziyaret etme
(Osmanlı Dönemi) SA'Y
ziyaret etmek
Favoriten