yetişilmez

listen to the pronunciation of yetişilmez
Türkisch - Englisch
out of reach
yetiş
got on for
yetiş
get on for
yetiş
{f} overtaken
yetiş
overtook
yetiş
overtake

If you hurry, you will overtake him. - Acele edersen ona yetişirsin.

If you hurry, you will soon overtake her. - Eğer acele edersen yakında ona yetişirsin.

yetiş
catch up

You walk on and I will catch up with you later. - Sen ilerle ve ben sana daha sonra yetişirim.

I quickened my steps to catch up with her. - Ona yetişmek için adımlarımı hızlandırdım.

yetiş
grown at
yetişilmez
Favoriten