She has a healthy life style.
- O sağlıklı bir yaşam tarzına sahiptir.
Their traditional life style no longer exists.
- Onların geleneksel yaşam tarzı artık yok.
She has a healthy lifestyle.
- O sağlıklı bir yaşam tarzına sahiptir.
I think he needs to alter his lifestyle.
- Yaşam tarzını değiştirmesi gerektiğini düşünüyorum.
She soon adjusted to his way of life.
- Kısa sürede yaşam tarzına alıştı.
How dare you criticize my way of life!
- Yaşam tarzımı değiştirmeye nasıl cesaret edersin!
I'm living a secular lifestyle.
- Ben laik bir yaşam tarzı yaşıyorum.
My grandmother never changed her style of living.
- Büyükannem yaşam tarzını hiçbir zaman değiştirmedi.
She soon adjusted to his way of life.
- Kısa sürede yaşam tarzına alıştı.
One's lifestyle is largely determined by money.
- Kişinin yaşam tarzı, büyük ölçüde para ile belirlenir.
She has a healthy lifestyle.
- O sağlıklı bir yaşam tarzına sahiptir.
I think he needs to alter his lifestyle.
- Yaşam tarzını değiştirmesi gerektiğini düşünüyorum.