Washing your hands regularly is a good way to prevent catching some diseases.
- Ellerinizi düzenli olarak yıkama bazı hastalıklara yakalanmayı önlemek için iyi bir yoldur.
Tom doesn't like washing dishes.
- Tom bulaşık yıkamayı sevmez.
Mary is really great. She cooked a wonderful meal for me and even washed the dishes herself.
- Mary gerçekten harika. O benim için harika bir yemek pişirdi ve bulaşıkları bile kendisi yıkadı.
He got his car washed at the filling station.
- O, dolum istasyonunda arabasını yıkattı.
While doing the wash she found a condom in the back pocket of her son's pants.
- Çamaşır yıkarken oğlunun pantolonunun arka cebinde bir prezervatif buldu.
Can you help me wash these dishes?
- Bu bulaşıkları yıkamama yardımcı olabilir misin?
Idleness leads to ruin.
- Tembellik yıkıma yol açar.
He led me to financial ruin.
- O beni mali yıkıma götürdü.
They're going to knock down that monument.
- Onlar o anıtı yıkacaklar.
It took three weeks to demolish the old house.
- Eski evi yıkmak üç hafta sürdü.
The shopping center will be demolished.
- Alıveriş merkezi yıkılacak.
Tom ruined his favorite shirt by washing it in water that was too hot.
- Tom onu çok sıcak olan suda yıkayarak en sevdiği gömleğini mahvetti.
Tom found his house vandalized.
- Tom evini yakılmış yıkılmış buldu.
A few old buildings need to be demolished.
- Birkaç eski binanın yıkılması gerekiyor.
The shopping center will be demolished.
- Alıveriş merkezi yıkılacak.