unusual, not normal; irregular, exceptional

listen to the pronunciation of unusual, not normal; irregular, exceptional
Englisch - Türkisch

Definition von unusual, not normal; irregular, exceptional im Englisch Türkisch wörterbuch

abnormal
{s} anormal

Bu ılık hava şubat için anormaldir. - This warm weather is abnormal for February.

Çok yemek anormaldir. - It is abnormal to eat so much.

abnormal
aşırı

Onun burnu aşırı derecede büyük. - Her nose is abnormally large.

abnormal
acayip
abnormal
sapkın
abnormal
düzgüsüz
abnormal
fahiş
abnormal
ölçüsüz
abnormal
normalden sapan
abnormal
uygun olmayan
abnormal
sapan
abnormal
düzensizlik
abnormal
gayrinormal
abnormal
(Tıp) Gayritabiî
abnormal
olağanüstü
abnormal
(Tıp) Kural dışı, kural dışında kalan, düzgüsüz
abnormal
(Tekstil) anormal ( olağanüstü )
abnormal
(Tıp) Kusurlu teşekkül, sakatlık, malformasyon
abnormal
{s} olağandışı
Englisch - Englisch
{s} abnormal
unusual, not normal; irregular, exceptional
Favoriten