toplayıcı

listen to the pronunciation of toplayıcı
Türkisch - Englisch
totalizator
picker
condenser
tote
collector

The garbage collector comes three times a week. - Çöp toplayıcı, haftada üç kez gelir.

Tom is a garbage collector. - Tom bir çöp toplayıcısı.

collector (of a dynamo)
collecting, accumulative; adder, collector
taker
totalizer
receiver
(Jeoloji) collectors

Tom is hiding from the tax collectors. - Tom vergi toplayıcılarından saklanıyor.

We're trying to avoid the bill collectors. - Fatura toplayıcılarını önlemeye çalışıyoruz.

(İnşaat) main sewer
integrator
collecting
accumulative
concentrator
assembler
gleaner
toplayıcı anten
communal aerial
toplayıcı dren
collecting drain
toplayıcı hat
mains
toplayıcı makara
take-up reel
toplayıcı mercek
condensing lens
toplayıcı ızgara
collecting grid
toplayıcı ışıldak
spot lamp
toplayıcı-çıkarıcı
adder-subtracter
top toplayıcı
(tenis) ball boy
top toplayıcı çocuk
(tenis) ball boy
toz toplayıcı
dust evacuator
toz toplayıcı
dust arrester
topla
gather

He gathered his children around him. - O, çocuklarını kendi etrafına topladı.

Naples gathers many tourists. - Napoli çok sayıda turist toplar.

topla
{f} collected

Tom collected coffee cups. - Tom kahve fincanlarını topladı.

Tom collected old coins. - Tom eski bozuk paraları topladı.

topla
{f} muster

Tom finally mustered up the courage to ask Mary to lend him the money he needed. - Tom sonunda Mary'nin onun ihtiyacı olan parayı ona ödünç vermesini isteme cesaretini topladı.

He mustered up his courage to talk to a foreigner. - O bir yabancı ile konuşmak için cesaretini topladı.

topla
reunite
topla
{f} bunch
topla
sum up

Can you briefly sum up what was said at the meeting? - Toplantıda ne söylendiğini kısaca özetleyebilir misin?

topla
{f} gathering

A crowd was gathering around him. - Onun etrafında bir kalabalık toplanıyordu.

Tom doesn't enjoy family gatherings very much. - Tom aile toplantılarını fazla sevmiyor.

topla
{f} harvest

I don't harvest their olives. - Onların zeytinlerini toplamam.

In November, olives are harvested from the trees to make oil. - Kasım ayında zeytinler yağı çıkarılmak üzere ağaçlardan toplanır.

topla
{f} summed
topla
make up

Sami can make up his own bed. - Sami kendi yatağını toplayabilir.

Americans who are over sixty-five make up 12.5% of the total population. - Altmış beşten fazla Amerikalılar toplam nüfusun% 12.5'ini oluşturuyor.

topla
pick

After I pick some blueberries, I make a tart. - Biraz yaban mersini topladıktan sonra, bir pasta yaparım.

A magnet can pick up and hold many nails at a time. - Bir mıknatıs bir seferde çok sayıda çiviyi toplayabilir ve tutabilir.

topla
assemble

The crowd assembled in front of the post office. - Kalabalık postanenin önünde toplandı.

The students assembled in the classroom. - Öğrenciler sınıfta toplandı.

topla
round up
topla
made up
topla
summon up

Summon up your courage and tell the truth. - Cesaretini topla ve gerçeği söyle.

topla
add up

Please add up the numbers. - Lütfen sayıları toplayınız.

Those numbers don't add up. - Bu rakamlar toplanmaz.

topla
bunched
toplayıcılar
aggregators
toplayıcılar
adders
analog toplayıcı
analog adder
damla toplayıcı
drip pan
enkaz toplayıcı
wrecker
filtreleme toplayıcı
(Madencilik) filter receiver
kart toplayıcı
(Bilgisayar,Teknik) card stacker
koşut toplayıcı
parallel adder
kurum toplayıcı
soot collector
pamuk toplayıcı
cotton picker
paralel toplayıcı
parallel adder
seri toplayıcı
serial adder
siklon toplayıcı
(Jeoloji) cyclone collector
tam toplayıcı
full adder
topla
three-pronged pitchfork
topla
sumup
topla
make#up
topla
collecting

Tom's hobby is collecting photos of cars. - Tom'un hobisi araba fotoğrafları toplamaktır.

I lost interest in collecting stamps. - Pulları toplamada ilgimi kaybetti.

topla
sum#up
topla
convoke
topla
sum

In a closed system the sum of the contained energies remains constant. - Kapalı bir sistem içerisinde bulunan enerjilerin toplamı sabit kalır.

Summon up your courage and tell the truth. - Cesaretini topla ve gerçeği söyle.

topla
recruit
yarı toplayıcı
half-adder
yarım toplayıcı
one-digit adder
yağ toplayıcı
oil collector
çöp toplayıcı
garbage collector
örneksel toplayıcı
analog adder
Türkisch - Türkisch

Definition von toplayıcı im Türkisch Türkisch wörterbuch

topla
Üç parmaklı diren
topla
Üç parmaklı dirgen
toplayıcı
Favoriten