terk edilmiş

listen to the pronunciation of terk edilmiş
Türkisch - Englisch
desolated
derelict
abandoned

He likes abandoned buildings. - O, terk edilmiş binaları seviyor.

He hid in an abandoned building. - O, terk edilmiş bir binada saklandı.

deserted

Marilla felt deserted by everyone. She could not even go to Mrs. Lynde for advice. - Marilla kendini herkes tarafından terk edilmiş hissetti. Tavsiye için Bayan Lynde'ye bile gidemedi.

Tom felt a little uneasy as he walked down the deserted street in the middle of the night. - Tom gecenin ortasında terk edilmiş sokaktan aşağıya doğru yürürken biraz huzursuz hissetti.

lorn
solitary
terk edilmiş çocuklar
abondoned children
terkedilmiş
derelict
terkedilmiş
{s} abandoned

The police found a dead body in an abandoned car near the park. - Polisler park yakınında terkedilmiş bir arabada bir ceset buldu.

I feel abandoned by the only woman I love. - Ben, sevdiğim tek kadın tarafından terkedilmiş hissediyorum.

terkedilmiş
forsaken
terkedilmiş
disused
terkedilmiş
vacant
terkedilmiş
{s} desolate

The town was desolate after the flood. - Kasaba selden sonra terkedilmişti.

terkedilmiş
forlorn
terkedilmiş
lovelorn
terkedilmiş
{s} deserted

The place is almost deserted. - Yer neredeyse terkedilmiş.

Tom broke into the deserted shack. - Tom terkedilmiş kulübeye zorla girdi.

terkedilmiş
quitted
terkedilmiş
lonely
terkedilmiş
godforsaken
pist terk edilmiş
(Havacılık) clear of the runway
terkedilmiş
waste