terkedilmiş

listen to the pronunciation of terkedilmiş
Türkisch - Englisch
derelict
forsaken
disused
vacant
forlorn
lovelorn
abandoned

There was an abandoned car by the river. - Irmağın kenarında terkedilmiş bir araba vardı.

The police found a dead body in an abandoned car near the park. - Polisler park yakınında terkedilmiş bir arabada bir ceset buldu.

desolate

The town was desolate after the flood. - Kasaba selden sonra terkedilmişti.

deserted

The place is almost deserted. - Yer neredeyse terkedilmiş.

The whole building was deserted. - Bütün bina terkedilmişti.

quitted
lonely
godforsaken
waste
terkedilmiş kasaba
ghost town
terkedilmiş mal
derelict
terkedilmiş çocuk
foundling
kaderine terkedilmiş
doomed
kaderine terkedilmiş tren
the doomed train
terkedilmiş
Favoriten