tending to cause great harm

listen to the pronunciation of tending to cause great harm
Englisch - Türkisch

Definition von tending to cause great harm im Englisch Türkisch wörterbuch

evil
fenalık
evil
fena
evil
kötü

Para tüm kötülüklerin anasıdır. - Money is the root of all evil.

Kendi görüşüme göre, Twitter kuşu dünyamızdaki en kötü kuştur. - In my opinion, Twitter bird is the most evil bird in our world.

evil
{i} musibet
evil
bela

Evlilik,eğer insan gerçekle yüz yüze kalacaksa bir beladır fakat gerekli bir bela. - Marriage, if one will face the truth, is an evil, but a necessary evil.

evil
uğursuz

Onu yalnız bırak, seni uğursuz piç! - Leave him alone, you evil bastard!

evil
kaza

İyi kötü karşısında her zaman kazanır. - Good always wins over evil.

evil
{i} dert
evil
(isim) kötülük, musibet, uğursuzluk, belâ, dert, zarar, günah
evil
günahkar kimse
evil
{s} kem
evil
{s} aksi
evil
{i} belâ

Evlilik,eğer insan gerçekle yüz yüze kalacaksa bir beladır fakat gerekli bir bela. - Marriage, if one will face the truth, is an evil, but a necessary evil.

evil
evildoer kötülük eden kimse
evil
evil eye kem göz
evil
{i} uğursuzluk
evil
{s} tâlihsiz
evil
{s} çok kötü, şerir
evil
{i} zarar
Englisch - Englisch
evil
harmful
injurious
tending to cause great harm

    Türkische aussprache

    tendîng tı kôz greyt härm

    Aussprache

    /ˈtendəɴɢ tə ˈkôz ˈgrāt ˈhärm/ /ˈtɛndɪŋ tə ˈkɔːz ˈɡreɪt ˈhɑːrm/

    Wort des Tages

    dexterous
Favoriten