taklit etmek

listen to the pronunciation of taklit etmek
Türkisch - Englisch
imitate

I think it's very difficult for an Englishman to imitate a real American accent. - Sanırım bir İngiliz için gerçek bir Amerikan aksanını taklit etmek zordur.

If something is fashionable, everyone wants to imitate it. - Eğer bir şey modaysa, herkes on taklit etmek ister.

impersonate
1. to copy, reproduce, duplicate, imitate, make an imitation of (something). 2. to try to act like, imitate, ape (someone, an animal). 3. to mimic; to impersonate; to mock. 4. to fake; to counterfeit
mock
falsify
reproduce
(Konuşma Dili) make like
forge
take somebody off
simulate
follow suit
do an impression of smb
copy
mimic
a) to imitate b) to counterfeit, to forge c) to mimic, to ape, to take sb off
mime
take a leaf out of one's book
hit off
ape
echo
take an example by
copycat
fake
counterfeit
follow the suit
taklit et
{f} ape
taklit etme
send up
taklit ederek alay etmek
burlesque
taklit etme
mimicking
taklit etme
(Tıp) mimic
taklit et
{f} mime

It was the first time I mimed the teacher and I made all the students laugh. - İlk kez öğretmeni taklit ettim ve tüm öğrencileri güldürdüm.

I like to mime President Bush. - Başkan Bush'u taklit etmeyi seviyorum.

taklit et
imitate

He imitated the works of Van Gogh. - Van Gogh'un eserlerini taklit etti.

I think it's very difficult for an Englishman to imitate a real American accent. - Sanırım bir İngiliz için gerçek bir Amerikan aksanını taklit etmek zordur.

taklit et
counterfeit
taklit et
guy
taklit et
simulated
taklit et
parody
taklit et
caw
taklit et
impersonate

This imposter impersonated a doctor. - Bu taklitçi bir doktoru taklit etti.

This fraud impersonated a doctor. - Bu taklitçi bir doktoru taklit etti.

taklit et
simulate
taklit etme
{i} imitation
taklit etme
personation
taklit etme
{i} mimicry
taklit etme
impersonation
Türkisch - Türkisch
Bir şeyin kalpını, sahtesini, yalancısını yapmak, benzetmek
Bir kimseye veya bir şeye benzemeye çalışmak
Taklit etme
mimesis
taklit etmek
Favoriten