tabak

listen to the pronunciation of tabak
Türkisch - Englisch
dish

Even though there were many cookies on the dish, I only ate three. - Tabakta birçok kurabiye bulunmasına rağmen, sadece üç tane yedim.

She breaks a dish every time she washes dishes. - O her bulaşık yıkamada bir tabak kırar.

plate

The only thing on the table that I normally wouldn't eat is that stuff on the yellow plate. - Normal olarak yemediğim masadaki tek şey sarı tabaktaki şeydir.

Susan eats like a bird and leaves most of the food on her plate. - Susan bir kuş kadar yer ve yemeğinin çoğunu tabakta bırakır.

self-defense
(Gıda) tray

Do you want to use a platter or a tray? - Tabak mı yoksa tepsi mi kullanmak istiyorsun?

dishes

She breaks a dish every time she washes dishes. - O her bulaşık yıkamada bir tabak kırar.

Glasses and dishes were broken. - Bardaklar ve tabaklar kırıldı.

serving
course

The second course has chickpeas, chicken, meat, sausage and potato. - İkinci tabakta nohut, tavuk, et, sosis ve patates var.

tanner sepici
tanner (of animal hides)
tanner
tanners
tabak asansörü
platter lift
tabak dolabı
dresser
tabak çanak
dishware
tabak altlıkları
(Bilgisayar) place mats
tabak altlığı
table mat
tabak altlığı
place mat
tabak altlığı örtü
doiley
tabak altlığı örtü
doily
tabak bezi
dishcloth
tabak dolusu
plateful
tabak dolusu
dishful
tabak gibi
very clearly
tabak gibi
very flat
tabak havuzu
(Askeri) skinner basin
tabak rafı
dish rack
tabak rafı
plate rail
tabak salyangozu
planorbis
tabak takımı
crockery
tabak yünü
skin wool
tabak yünü
tanner's wool
tabak yünü
fellmongered wool
tabak çanak
ware
tabak çanak
dishes
tabak şeklinde
dished
tahta düz tabak
platter
tabaklar
plates

The floor was strewn with party favors: torn noisemakers, crumpled party hats, and dirty Power Ranger plates. - Yer partiden kalanlar yüzünden dağınıktı: Yırtık gürültüyapıcılar, kırışık parti şapkaları, ve kirli Power Ranger tabakları.

We must wash all these dirty plates. - Bütün bu kirli tabakları yıkamalıyız.

kayık tabak
boat
aşai rabbani ayininde kullanılan metal tabak
paten
düz tabak takımı
flatware
düz ve büyük tabak
charger
fazladan tabak
extra plate
kayık tabak
(oval) platter
kağıt tabak
paper plate
temiz bir tabak alabilir miyim
Could I have a clean plate
yayık tabak
nappy
Englisch - Englisch
{i} family name
Türkisch - Türkisch
(Osmanlı Dönemi) Kabile
(Osmanlı Dönemi) Hâl
(Osmanlı Dönemi) (C.: Etbâk) Örtü
(Osmanlı Dönemi) Cemaat, topluluk
Tabaklama işini yapan, sepici, debbağ
Yiyecek koymaya yarar, az derin ve yayvan kap
Herhangi bir tabağın alacağı miktarda olan
Yiyecek koymaya yarar, az derin ve yayvan kap: "Kadın masaya tabak, kaşık koyuyor."- A. Gündüz
kayık tabak
Kayık biçiminde uzun ve düz tabak
tabak
Favoriten