Tom became scared as soon as he saw the robber's knife.
- Tom soyguncunun bıçağını görür görmez korktu.
The bank robbers dispersed in all directions.
- Banka soyguncuları bütün yönlere dağıldılar.
The burglar pointed his gun at the victim.
- Soyguncu silahını kurbana doğrulttu.
A burglar broke into the bank last night.
- Bir soyguncu dün gece bankaya girdi.
A mugger stole my handbag.
- Bir soyguncu benim el çantamı çaldı.
The police arranged an ambush to catch the mugger.
- Polis soyguncuyu yakalamak için bir pusu düzenledi.