soğumak

listen to the pronunciation of soğumak
Türkisch - Englisch
Türkisch - Türkisch
Birine karşı olan sevgi veya bir şey için duyulan istek kalmamak
Isısını hızla veya yavaş yavaş yitirerek soğuk duruma gelmek
Birine karşı olan sevgi veya bir şey için duyulan istek kalmamak: "Belki de benim başkasıyla evlenip gidişim üzerine hayattan soğudu, kendini koyverdi."- H. Taner
Isısını hızla veya yavaş yavaş yitirerek soğuk duruma gelmek: "Üşüyorum, vücudumun soğuduğunu duyuyorum, dişlerim birbirine vuruyor."- R. H. Karay
soğuklaşmak
soğuma
Soğumak işi
soğumak
Favoriten