sezdirmek

listen to the pronunciation of sezdirmek
Türkisch - Englisch
adumbrate
make feel
suggest
shadow out
to make (something) evident to (someone)
make understand
shadow forth
to cause (someone) to sense or perceive (something), get (something) across to (someone) indirectly
let on
implicate
sez
smell out
sez
{f} sense

Sami sensed that something was very wrong. - Sami bir şeyin çok yanlış olduğunu sezdi.

Tom sensed that something was very wrong. - Tom bir şeyin çok yanlış olduğunu sezmişti.

sez
{f} divine
sez
{f} discerning
sez
got wind of
sez
gotten wind of
sez
get wind of
sez
intuit

He knew intuitively that she was lying. - O onun yalan söylediğini sezgisel olarak biliyordu.

There is a second way to define the Gabriel-Roiter measure which may be more intuitive. - Gabriel Roiter ölçüsünü tanımlamak için daha sezgisel olabilen ikinci bir yol vardır.

sez
smellout
sezdirme
adumbration
Englisch - Englisch

Definition von sezdirmek im Englisch Englisch wörterbuch

SEZ
Special Economic Zone
Türkisch - Türkisch
Sezmesine yol açmak, belli etmek, hissettirmek
duyurmak
sezdirme
Sezdirmek işi
sezdirmek
Favoriten