saz

listen to the pronunciation of saz
Türkisch - Englisch
rush
(Tabiat Doğa) (bitki, Fam: Juncaceae) rush
(any kind of) musical instrument
reed
wattles
group of musicians
musical instrument; a stringed instrument; group of musicians
bulrush
instrument
sedge
a stringed instrument (which somewhat resembles a lute)
musical instrument
flag
straw
wicker
sesteş
withe
saz çalmak
instrument to play
saz bülbülü
(Tabiat Doğa) (kuş, Fam: ötleğenkuşugiller,çalıbülbülügiller) [syn.: saz bülbülü, bataklık ardıcı] marsh warbler
saz delicesi
(Tabiat Doğa) (kuş, Fam: Circinae) [syn.: saz delicesi, kırmızı / üsküflü doğan] marsh harrier
saz demeti
reeds
saz heyeti
group of musicians who play traditional Turkish music
saz horozu
(Tabiat Doğa) (kuş, Fam: sutavuğugiller) purple gallinule
saz takımı
orchestra, band
saz takımı
group of musicians who play traditional Turkish music
saz tavuğu
(Tabiat Doğa) (kuş, Fam: sutavuğugiller) [syn.: saz tavuğu, sutavuğu] moorhen
saz şairi
minstrel who improvises songs, accompanying himself with his saz
saz şairi
minstrel
saz şairi
bard
saz şairleri
minstrelsy
Anlayana sivrisinek saz, anlamayana davul zurna az
(Atasözü) A word to the wise in enough
dört kişilik saz heyeti
Four-person delegation instrument
Anlayana sivrisinek saz anlamayana davul zurna az
A word is enough to the wise
kırkından sonra saz çalmak
to take up something rather late in life
nefesli saz
(Muzik) woodwind instrument
yaylı saz
stringed instrument
Englisch - Englisch
The baglama
It is now considered the Turkish national instrument and used to accompany folk song and dance It is another form of lute: pear shaped with a long fretted neck and three courses of metal strings
(sahz) - a gourd-shaped Turkish stringed instrument
Abbreviation for Subantarctic Zone
A long-necked turkish lute in the baglama family
Türkisch - Türkisch
(Osmanlı Dönemi) Hile
(Osmanlı Dönemi) f. Kamış
(Osmanlı Dönemi) Ustalık
(Osmanlı Dönemi) Benzer, misil, eş
(Osmanlı Dönemi) (-) f. (Sâhten: Yapmak mastarından emir köküdür) Eden, yapan, uyduran, düzen mânalarına gelir ve birleşi KELİMELER YAPILIR. MESELÂEvham veren
(Osmanlı Dönemi) Öğrenme
(Osmanlı Dönemi) Düzen, tertip, sıra
(Osmanlı Dönemi) Bir çalgı âleti
(Osmanlı Dönemi) Kuvvet, kudret
(Osmanlı Dönemi) At takımı
(Osmanlı Dönemi) Menfaat
(Osmanlı Dönemi) Takım, silâh, edevat
Çalgılı eğlence yeri
Türk halk müziğinde kullanılan, gövdesi ağaçtan oyularak yapılmış, telli, uzun saplı çalgı, bağlama: "İnce ve yüksek bir sanat eseri olan saz da milliyetimizin bir hususiyetidir."- A. Ş. Hisar
Sazdan yapılmış
İnce kamış, hasır otu, kiliz, kofa
Türk halk müziğinde bağlama, cura, tar vb. mızraplı çalgıların genel adı
Büyük ve Küçük Ağrı dağlarının eteklerinde bulunan göller
Her tür müzik aracı, çalgı
Türk halk müziğinde kullanılan, gövdesi ağaçtan oyularak yapılmış, telli, uzun saplı çalgı, bağlama
İnce kamış, hasır otu, kiliz, kofa: "Köyün saz kaplı, karanlık çökmüş damlarına seslendi."- H. E. Adıvar
Birden çok çalgının bulunduğu takım
ince kamış
dıngıra
saz benizli
Solgun, sarı renkli
saz eseri
Klasik Türk müziğinde yalnızca saz takımının çalışması için bestelenen eser
saz evi
Her türlü müzik aleti yapılan ve satılan yer
saz evi
Sazdan yapılmış basit barınak
saz evi
Sazlı sözlü eğlence yeri
saz rengi
Soluk, uçuk sarı
saz semaisi
Klasik Türk müziğinde faslın en son çalınan sözsüz parçası
saz takımı
Ut, keman, kanun, bağlama vb. müzik araçlarını çalanların oluşturduğu çalgı takımı
saz tavuğu
Bir tür tavuk
saz şairi
Saz çalarak şiirler, deyişler ve destanlar söyleyen halk sanatçısı, ozanı
saz şiiri
Halk edebiyatında genellikle saz eşliğinde söylenen şiir
ince saz
Türk müziğinde keman, ney, tambur, kemençe, ut, kanun, daire gibi çalgılardan ve okuyuculardan oluşan fasıl yapan topluluk
Englisch - Türkisch

Definition von saz im Englisch Türkisch wörterbuch

play saz
saz çalmak
saz
Favoriten