razı olarak

listen to the pronunciation of razı olarak
Türkisch - Englisch
agreeably
consenting
acquiescently
razı ol
{f} consenting
razı ol
accede
razı ol
{f} assent
razı ol
accede to
razı ol
settle for

Why settle for a Kia when you can clearly afford an Audi? - Bir Audi'ye paran rahat yeterken, bir Kia'ya neden razı olasın?

I can't settle for this boring life. - Bu sıkıcı hayata razı olamam.

razı ol
consent to

Tom will never consent to that. - Tom buna asla razı olmayacak.

Under no circumstances will I ever consent to such a travesty. - Hiçbir koşul altında böyle bir karikatüre asla razı olmayacağım.

razı ol
{f} consent

He consented to help the old lady. - Yaşlı bayana yardımcı olmaya razı oldu.

I interpreted his silence as consent. - Sessizliğini razı olmasına yordum.

Türkisch - Türkisch
(Osmanlı Dönemi) RIZAEN
razı olarak
Favoriten