olduğu gibi

listen to the pronunciation of olduğu gibi
Türkisch - Englisch
neck and crop
As it is, as is
as
as well

I wish I could still swim as well as I used to. - Keşke hala eskiden olduğu gibi yüzebilsem.

much the same
(Bilgisayar,Teknik) plain head
as are
as so
(Bilgisayar,Teknik) plain vanilla
at that
as well as

I wish I could still swim as well as I used to. - Keşke hala eskiden olduğu gibi yüzebilsem.

as is

As is often the case, Mike was late for the meeting this afternoon. - Sık sık olduğu gibi, Mike, bu öğleden sonra toplantı için geç kaldı.

He came late, as is often the case with him. - Her zaman olduğu gibi, geç geldi.

in its true colours
when as
like for
hook
olduğu gibi kalan
stationary
her zaman olduğu gibi
as usual

They're late, as usual. - Her zaman olduğu gibi geç kaldılar.

You look very pretty, as usual. - Her zaman olduğu gibi çok güzel görünüyorsun.

her yıl olduğu gibi
like every year
eskiden olduğu gibi, eski tarzda
as before, the old style
Türkisch - Türkisch
haliyle
(Hukuk) ALAHALİHİ
olduğu gibi
Favoriten