occurring at the same time

listen to the pronunciation of occurring at the same time
Englisch - Türkisch
anında
coincident
tesadüfi
coincident
(Biyokimya) rastlantı

Bu eserde görünen tüm karakterler tamamen hayal ürünüdürler. Yaşayan ya da ölü gerçek kişilere olan herhangi bir benzerlik sadece rastlantıdır. - All characters appearing in this work are fictitious. Any resemblance to real persons, living or dead, is purely coincidental.

Tamamen rastlantısaldı. - It was entirely coincidental.

coincident
(Biyokimya) çakışık
coincident
rastlantısal

Tamamen rastlantısaldı. - It was entirely coincidental.

simultaneous
{s} anında
coincident
mutabık
coincident
kesişen
simultaneous
eşzamanlı
coincident
{s} uyan
coincident
uyuşan/çakışan
coincident
{s} tutarlı olan
coincident
{s} rastlayan
coincident
{s} tesadüf eden
simultaneous
aynı anda olan,simultane
simultaneous
aynı zamanda vaki olan
simultaneous
bir arada simultaneousnessaynı zamanda vaki olma
Englisch - Englisch
simultaneously
simultaneous
coincident
occurring at same time
{s} contemporaneous
occurring at the same time

    Silbentrennung

    oc·cur·ring at the same time

    Türkische aussprache

    ıkırîng ät dhi seym taym

    Aussprache

    /əˈkərəɴɢ ˈat ᴛʜē ˈsām ˈtīm/ /əˈkɜrɪŋ ˈæt ðiː ˈseɪm ˈtaɪm/
Favoriten