ober…

listen to the pronunciation of ober…
Deutsch - Türkisch

Definition von ober… im Deutsch Türkisch wörterbuch

Ober
(1) - {'o: bır} r garson
Ober
[der] garson
ober
{'o: bır} üst; yüksek
Englisch - Türkisch

Definition von ober… im Englisch Türkisch wörterbuch

head
{i} baş

Korkunç derecede başım ağrıyor. - I have a bad headache.

Batılı ülkeler doları güçlendirmek için baş başa verip düşünüyorlar. - Western nations have to put their heads together to strengthen the dollar.

head
{i} konu başlığı
head
menba
head
başlık

Herkes bu sabahki haber başlıklarından memnundu. - Everyone was delighted by this morning's headlines.

Başlıkların okuyucunun ilgisini çekmesi gerekiyor. - Headlines are supposed to grab the reader's interest.

head
başkanlığını yapmak
head
buhar basıncı
head
{f} başı çek
head
genel başkan
head
{f} (bir şeyin) başkanlığını yapmak/başkanı olmak: Who heads this outfit? Buranın başkanı kim?
head
{f} olgunlaşmak
head
{f} -in
head
{i} pınar başı
head
{s} baştaki
head
bir

Hiç kimse futbolcu olmadan bir futbol takımının teknik direktörü olamaz. - Nobody can be a head coach of a soccer team without being a soccer player.

Bir elin nesi var, iki elin sesi var. - Two heads are better than one.

head
{s} baş ile ilgili
head
{f} başında olmak
head
{i} şef, baş, başkan: the head of the math department matematik bölümü başkanı
head
{f} başı çekmek
head
{i} köpük
head
kafa,v.başı çek: n.baş
Deutsch - Englisch
upper
head
Ober
server
Ober
servers
Ober
waiters
Ober
garcon
Ober
waiter
Ober (Spielkarte - deutsches Blatt)
queen (playing card)
ober
Upper

The people living here belong to the upper class. - Die Leute, die hier leben, gehören zur Oberklasse.

The elbow is the joint between the upper arm and the lower arm. - Der Ellenbogen ist das Gelenk zwischen Oberarm und Unterarm.

Eichel-Ober
queen of clubs
Grün-Ober
queen of spades
Herz-Ober
queen of hearts
Rot-Ober
queen of hearts
Schellen-Ober
queen of diamonds