nasılsa

listen to the pronunciation of nasılsa
Türkisch - Englisch
in any case, somehow or other
inany case, somehow or other
somehow

Somehow I can't picture Tom working as a bartender. - Her nasılsa Tom'un bir barmen olarak çalışmasını hayal bile edemiyorum.

Mr. Jackson somehow knew that Tom had done my homework for me. - Bay Jackson her nasılsa Tom'un benim için ev ödevimi yaptığını biliyordu.

her nasılsa
somehow

Somehow, he saved himself. - Her nasılsa kendini kurtardı.

Somehow, you look different today. - Her nasılsa, farklı görünüyorsun.

her nasılsa
for some reason
her nasılsa
somehow, someway
her nasılsa
however

What I most noticed about my Japanese high school, however, was the great respect shown by students toward their teachers. - Her nasılsa, Japon lisem hakkında en fazla fark ettiğim şey öğrenciler tarafından öğretmenlerine gösterilen büyük saygıydı.

her nasılsa
somehow or other
her nasılsa
anyhow
Türkisch - Türkisch
Fakat bir gün nasılsa kesilecekti."- Ö. Seyfettin
Herhangi bir sebeple veya bilinmeyen bir sebeple: "Araba tam duracağı sırada nasılsa sol tekerlekler küçük bir hendeğin içine kaydı."- O. C. Kaygılı
Kuşkusuz, er geç, elbette: "Her Kurban Bayramı'nda onu kesmeye kıyamıyor, -inşallah gelecek seneye- diye çarşıdan başka kurbanlar aldırıyordu
Herhangi bir sebeple veya bilinmeyen bir sebeple
Kuşkusuz, er geç, elbette
her nasılsa
Beklenmeyen bir durumu belirtmek için kullanılır
nasılsa
Favoriten