muhtaç

listen to the pronunciation of muhtaç
Türkisch - Englisch
{s} needy

Tom seems awfully needy. - om çok yardıma muhtaç görünüyor.

Tom seemed awfully needy. - Tom çok yardıma muhtaç görünüyordu.

{s} indigent
{s} destitute
hard-up
straitened
necessitous
in need

He never turns his back on a friend in need. - Muhtaç arkadaşlarına asla sırtını dönmez.

The philanthropist tried to use her wealth to help people in need. - Hayırsever, servetini muhtaç insanlara yardımcı olmak için kullanmaya çalıştı.

beggarly
dependent

Tom is totally dependent on his parents. - Tom bütünüyle ailesine muhtaç.

Tom and Mary became dependent on each other. - Tom ve Mary birbirlerine muhtaç hale geldiler.

straitened for
(someone or something) which is in need of
poor, needy, indigent
needy, dependent, destitute, deprived; dependant
dependant
in need of

The children are in need of you. - Çocuklar sana muhtaç.

Your soil is in need of amending. - Sizin toprağınız islah edilmeye muhtaçtır.

needer
almsman
hard up

Tom seems to be hard up for food. - Tom yiyeceğe muhtaç gibi gözüküyor.

destitute of
deprived
poverty
have a weak chest
muhtaç olmak
be desperate to get
muhtaç olma
be in need
muhtaç olmak
Need, be in want of smth., be in need of smth., be in a bind for, be desperate to get
muhtaç etme
pauperization
muhtaç etmek
pauperize
muhtaç etmek
to leave (someone) dependent upon, leave (someone) beholden to
muhtaç olan seçici olamaz
beggars can't be choosers
muhtaç olmak
to be in need of, need
muhtaç olmak
be in want of smth
muhtaç olmak
be in a bind for
muhtaç olmak
be in need
muhtaç olmak
need
muhtaç olmak
to be in need of, to need
muhtaç olunca
in need
muhtaç olunca
in times of need
başkasına muhtaç kimse
dependant
muhtaç olmak
in need
muhtaç olmak
be in need of
muhtaç olmak
to be in need of
muhtaç olmak
in need of
muhtaç olmak
to be in need
muhtaç olmak
(deyim) lean on
muhtaçlar
needy persons
muhtaç olmak
be destitute
bakıma muhtaç hale gelme
fall into disrepair
başkasına muhtaç kimse
appendage
başkasına muhtaç kimse
dependent
gayre muhtaç olmak
to be dependent on someone else
kimseye muhtaç olmama
self-sufficiency
kimseye muhtaç olmama
self-help
kimseye muhtaç olmamak
stand on one's own legs
kimseye muhtaç olmamak
to stand on one's own two feet
kimseye muhtaç olmamak
(deyim) stand on one's own feet
kimseye muhtaç olmayacak kadar gelir
independence
muhtaç olmak
lack
muhtaçlar
have nots
namerte muhtaç olmamak
not to be beholden to someone one despises
onarıma muhtaç
in disrepair
tamire muhtaç
in want of repair
yapmaya muhtaç olmak
be desperate for
Türkisch - Türkisch
Bir şeye ihtiyaç duyan
(Osmanlı Dönemi) ihtiyaç duyarı
Yoksul, fakir (kimse)
Bakmaya mecbur olduğu aile bireylerini veya kendisini geçindirmeye yetecek geliri, malı, kazancı bulunmayan
Yoksul, fakir (kimse): "Muhtaç hemşehrilerin bir kısmı etrafımda dolaşmaya, bana kur yapmaya başladılar."- R. N. Güntekin
Bakmaya mecbur olduğu aile bireylerini veya kendisini geçindirmeye yetecek geliri, malı, kazancı bulunmayanlar
(Osmanlı Dönemi) MÜŞREİB
muhtaç etmek
Birini, ihtiyaç duyduğu bir şeyi başkasından sağlamak zorunda bırakmak
muhtaç olmak
İhtiyaç duymak
Muhtaç olmak
(Osmanlı Dönemi) IHTİLAK
Muhtaç olmak
(Osmanlı Dönemi) IHTİLAL
birine muhtaç etmek
Birini, ihtiyaç duyduğu bir şeyi başkasından sağlamak zorunda bırakmak
muhtaç
Favoriten