messstelle

listen to the pronunciation of messstelle
Englisch - Türkisch

Definition von messstelle im Englisch Türkisch wörterbuch

station
{i} terminal

Otobüs otobüs terminalindedir. - The bus is at the bus station.

Otobüs terminaline nasıl giderim? - How do I get to the bus station?

station
{i} durak

Bir sonraki durakta trenden in. - Get off the train at the next station.

Gelecek durakta iniyorum. - I am getting off at the next station.

monitoring station
(Bilgisayar,Elektrik, Elektronik) gözleme bilgisayarı
station
(Tıp) stasyon
station
(Argo) büyük çiftlik
station
duralga
station
(Askeri) garnizon
measuring point
ölçü noktası
station
makam
measuring point
(Otomotiv) ölçme iğnesi
monitoring station
(Askeri) KONTROL DİNLEME İSTASYONU: Kendi kuvvetlerimizin veya dost kuvvetlerin muhaberesini dinleyen, inceleyen veya kaydeden istasyon. Bu terimi; düşman telsiz dinleme istasyonu anlamına gelen "intercept station" terimi ile karıştırmamak lazımdır
station
{i} karakol

O ona polis karakoluna gitmesini tavsiye etti fakat o gitmeye korktu. - She advised him to go to the police station, but he was afraid to.

En yakın karakol nerede? - Where is the nearest police station?

station
{i} istasyon (araştırma kuruluşu): agricultural experiment
station
vaziyet
station
(Askeri) İSTASYON, TELSİZ İSTASYONU: Tam bir telsiz muhabere hizmetini yerine getirecek tali teçhizat ile birlikte müstakil bir alıcı veya verici cihaz ya da alıcı ve verici cihazlar düzeni. Telsiz istasyonu, devamlı veya geçici olarak gördüğü hizmete göre sınıflandırılır
station
{i} üs

Nereye giderseniz gidin, istasyonların yanında kaldırımlar üstünde bırakılmış çok sayıda bisiklet görürsünüz. - Wherever you go, you see a lot of bicycles left on sidewalks near stations.

station
ordu veya donanmanın özel bir görevle gönderildiği yer
station
bir kimsenin bulunduğu yer
station
{i} radyo, TV istasyon
Deutsch - Englisch
station
exposure site
test point
monitoring station
measuring point