meşhur

listen to the pronunciation of meşhur
Türkisch - Englisch
famous

Adana is famous for its kebab and Hatay for its kanafeh. - Adana'nın kebabı, Hatay'ın künefesi meşhurdur.

He is a famous artist. - O meşhur bir sanatçıdır.

renowned

Layla, an Aborigene, made use of her renowned tracking skills. - Aborijin olan Leyla, meşhur izleme becerilerini kullandı.

reputed
famous, well-known, famed, noted, celebrated ünlü
of mark
well known
famous person
famous, famed, renowned; well-known
noted

The hotel is noted for its food. - Otel yemeği ile meşhurdur.

famed
celebrated
illustrious
(Atasözü)ial
(deyim) in the public eye
celebrity

Tom and Mary are one of the most famous celebrity couples in the world. - Tom ve Mary dünyadaki en tanınmış meşhur çiftlerden biridir.

note

The hotel is noted for its food. - Otel yemeği ile meşhurdur.

proverbial
star
wellknown
prominent
fable
meşhur etmek
signalize
meşhur lâf
tag
meşhur olmak
set the Thames on fire
meşhur olmak
to become famous
Türkisch - Türkisch
(Osmanlı Dönemi) Tanınmış, herkesin bildiği. Çoklarının bildiği
(Osmanlı Dönemi) ünlü, bilinen
Ünlü, tanınmış, herkesçe bilinen, angın: "Yeni Park gazinosunda kasabanın meşhur kara dut şerbetiyle beraber bir parça da içki içilir."- R. N. Güntekin. Ünlü, tanınmış kimse
Ünlü, tanınmış, herkesçe bilinen, angın
Ünlü, tanınmış kimse
(Osmanlı Dönemi) ME'SUR
meşhur olmak
Ün kazanmak, tanınmak, ün almak, ünlenmek
meşhur
Favoriten