The rescuers searched the surroundings in hopes of finding the child.
- Kurtarıcılar çocuğu bulma umuduyla çevreyi aradı.
He died before the rescuers arrived.
- Kurtarıcılar gelmeden önce o öldü.
Do you accept Jesus Christ as your personal Savior?
- Kişisel Kurtarıcınız olarak İsa Mesih'i kabul ediyor musun?
He saw himself as the savior of the world.
- O kendini dünyanın kurtarıcısı olarak gördü.
Jesus Christ is my saviour.
- İsa Mesih kurtarıcımdır.
I must rid my kitchen of cockroaches.
- Mutfağımı hamamböceklerinden kurtarmalıyım.
I'm trying to rid myself of this bad habit.
- Kendimi bu kötü alışkanlıktan kurtarmaya çalışıyorum.
He has no redeeming traits.
- Onun kurtarıcı özelliği yok.
He rescued the child from the fire.
- Çocuğu yangından kurtardı.
They rescued him from danger.
- Onlar onu tehlikeden kurtardılar.
Try to hold on until a rescue team arrives.
- Bir kurtarma ekibi gelene kadar dayanmaya çalışın.
Tom rescued the dog from being eaten by the hungry soldiers.
- Tom, köpeği aç askerler tarafından yenilmekten kurtardı.
The man extricated Ellie from a dangerous situation.
- Adam Ellie'yi tehlikeli bir durumdan kurtardı.
Let's salvage what we can.
- Hadi ne kurtarabilirsek kurtaralım.
This table is made out of salvaged wood.
- Bu masa kurtarılmış ahşaptan yapılır.
The man extricated Ellie from a dangerous situation.
- Adam Ellie'yi tehlikeli bir durumdan kurtardı.
The police recovered the stolen money.
- Polis çalınan parayı kurtardı.
He recovered his stolen wallet.
- O, çalınan cüzdanını kurtardı.