ki onu

listen to the pronunciation of ki onu
Türkisch - Englisch
which

My grandfather is so fond of reading that not a day passes in which he doesn't open a book. - Babam okumaya o kadar düşkündür ki onun kitap açmadığı bir gün geçmez.

My job is to forgive you, which I do. - Benim işim seni affetmektir, ki onu yaparım.

who

Yesterday I ran into Yamada, whom I hadn't seen in years. - Dün Yamada'ya rastladım, ki onu yıllardır görmemiştim.

It was so foggy I couldn't tell who it was. - O kadar sisliydi ki onun kim olduğunu söyleyemedim.

that

That was so good a book that I read it three times. - O kadar iyi bir kitap ki onu üç kez okudum.

This is so heavy a box that I can't carry it. - Bu o kadar ağır bir kutu ki onu taşıyamam.

whom

Yesterday I ran into Yamada, whom I hadn't seen in years. - Dün Yamada'ya rastladım, ki onu yıllardır görmemiştim.

ki o
who
ki o
that

My father is so old that he can't work. - Babam o kadar yaşlıdır ki o çalışamaz.

I regret to say that he is ill in bed. - Ne yazık ki o yatakta hastaydı.

ki o
which

She sang a song, the title of which I did not know. - O bir şarkı söyledi, ki onun adını bilmiyordum.

Pride tends to develop into hubris, which is close kin to madness. - Gurur, kibre dönme eğilimindedir; ki o da deliliğin yakın akrabasıdır.

ki onu
Favoriten