kayıtlı

listen to the pronunciation of kayıtlı
Türkisch - Englisch
{s} registered

Tom is a registered sex offender. - Tom kayıtlı bir seks suçlusu.

The email is not registered, or the password does not match. - E-posta kayıtlı değil ya da şifre eşleşmiyor.

booked
enrolled, registered
listed
on record

2016 was the hottest year on record. - 2016 kayıtlı en sıcak yıldı.

Globally, the 10 warmest years on record all occurred since 1998. - Küresel olarak, kayıtlı en sıcak on yılın hepsi 1998'den beri oluştu.

recorded; registered, enrolled; conditional, restricted
entered, recorded (in a record book); noted down
inscribed
inscriptive
stated
bound by restrictions/a restriction
recorded
restricted
(Bilgisayar) stored
kayıtlı olmak
register
kayıtlı olmayan
(borsa) unquoted
kayıtlı sermaye
(Hukuk) registered capital
kasete kayıtlı müzik
tinned music
film şeridinde sesin kayıtlı olduğu yer
sound track
ismi kayıtlı hissedar
(Ticaret) stockholder of record
Türkisch - Türkisch
Şarta bağlı
Kaydı yapılmış, kayda geçirilmiş olan
Kaydı yapılmış, kayda geçirilmiş olan: "İkili, on bir Arap atının kayıtlı olduğu bir koşuya konmuştu."- N. Cumalı. Şarta bağlı
kayıtlı sermaye
Anonim şirketlerin ticaret siciline kaydedilmiş sermayeleri
kayıtlı
Favoriten