Herhangi bir gazeteye ya da dergiye abone oldunuz mu?
- Have you subscribed to any newspapers or journals?
Herhangi bir gazeteye ya da dergiye abone oldun mu?
- Did you subscribe to any newspapers or journals?
Babam her gün bir günlük tutar.
- My dad keeps a journal every day.
Bir günlük tutmaya başladım.
- I've started keeping a journal.
Günlük olarak iç çamaşırı değiştirin.
- Change underwear daily.
Altın fiyatı günlük olarak dalgalanır.
- The price of gold fluctuates daily.
Benim erkek arkadaşım bir gazetecidir.
- My boyfriend is a journalist.
Ben bir gazeteci olmayı umuyorum.
- I hope to be a journalist.
Bu yayıncı için yazan gazeteciler tarafsız değiller.
- The journalists who write for this publisher are not impartial.
Her gün İngilizce konuşuyorum.
- I speak English daily.
Hasta her gün iyileşiyordu.
- The patient was recovering daily.
O zaten günlük gazeteyi okudu.
- He has already read the daily newspaper.
Günlük gazete dünya'nın sorunlarını kahvaltı masasına getirir.
- The daily newspaper brings the world's problems to the breakfast table.
O süpermarkete giderseniz, günlük hayatta kullandığınız pek çok şeyi satın alabilirsiniz.
- If you go to that supermarket, you can buy most things you use in your daily life.
Günlük yaşantından memnun musun?
- Are you satisfied with your daily life?
... Journal, all that amazing visualizations. ...
... of the academic journal sphere, and, like, ...